deneme bonusu grandpashabet güncel adres betpark süperbetin giriş betebet bets10 Matadorbet vdcasino tipobet giriş onwin giriş deneme bonusu veren siteler 2023 giriş onwin grandpashabet grandpashabet

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM Genel Sekreteri Guterres'e 'Barış Ödülü': Küresel adaletin sesi oldu

Genel 12.03.2026 - 21:58, Güncelleme: 12.03.2026 - 21:58
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM Genel Sekreteri Guterres'e 'Barış Ödülü': Küresel adaletin sesi oldu

.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen törenle BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etti. Guterres’in mültecilerin korunması ve küresel adalet konusundaki gayretlerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini dış politikanın odağında tutmaya devam ettiklerini vurguladı Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM Genel Sekreteri Guterres'e 'Barış Ödülü': Küresel adaletin sesi oldu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen törenle BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etti. Guterres’in mültecilerin korunması ve küresel adalet konusundaki gayretlerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini dış politikanın odağında tutmaya devam ettiklerini vurguladı. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları: Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tevcih Töreni münasebetiyle sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. 2017 yılından beri Birleşmiş Milletler Genel Sekreterlik görevini tarafsızlık ve büyük bir ferasetle yürüten kıymetli dostum Antonio Guterres’i ülkemizde ağırlamanın memnuniyeti içindeyim. Bir kez de sizlerin huzurunda kendisine Türkiye’ye hoş geldiniz diyor, Sayın Guterres’in ülkemizi her ziyaretinin bizler için ayrı bir önem ve mana taşıdığını belirtmek istiyorum. Kendileri, 2017’de genel sekreterlik görevini üstlenmesinin ardından ilk ikili ziyaretini yine Türkiye’ye gerçekleştirmiştir. Müteakip her ziyaretinde mültecilerin korunması, küresel adaletin tesisine dair projelerin uygulanması ve Ukrayna’daki savaş bağlamında mekik diplomasisiyle yaptığı çok değerli katkılara hep birlikte şahit olduk. Uluslararası barışın ve adeta sessiz çoğunluğun sesi olan değerli dostuma, bu altıncı ziyareti vesilesiyle Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ramazan-ı Şerif vesilesiyle her yıl Müslümanlarla dayanışma ziyaretleri kapsamında ülkemize gelmesini de ayrıca anlamlı bulduğumu özellikle ifade ediyorum. Bugün, barış içinde bir arada yaşama hedefine en büyük tehdidi teşkil eden yabancı düşmanlığı, kültürel ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele konusundaki gayretli çalışmaları için kendilerini ayrıca tebrik ediyor, teşekkür ediyorum. Bu vesileyle Ramazan-ı Şerif’in ülkelerimiz ve tüm insanlık için, Birleşmiş Milletler’in kurucu değerlerinin de yeniden hayırlar getirmesini; tüm dünyada barış, huzur ve istikrara giden kapıları sonuna kadar açmasını can-ı gönülden temenni ediyorum. "KARADENİZ TAHIL GİRİŞİMİ SAYESİNDE KÜRESEL BİR GIDA KRİZİNİN ÖNÜNE GEÇMEYİ BAŞARDIK" Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras kalan 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesini, proaktif, atılgan ve girişimci bir anlayışla yoğurarak dış politikamızın odağında tutmayı sürdürüyoruz. Başta bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler olmak üzere nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz. Nerede bir acı, dram, trajedi, gözyaşı varsa tüm gücümüzle onu dindirmeye çalışıyoruz. Tabii burada değerli dostum Guterres'in hakkını özellikle teslim etmek isterim. Sayın Guterres, yıllardır büyük bir başarıyla icra ettiği bu önemli vazifeyi üstlenmeden önce de barışı, diyaloğu, refahı öne çıkaran bir siyasetçiydi. Portekiz Başbakanı olarak ülkesinde refahın artmasına ve demokrasinin kökleşmesine eşsiz katkılar yapmış; yapıcı ve uzlaştırıcı siyaset tarzıyla halkının takdirini kazanmıştı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri olarak görev yaptığı 10 yıllık dönemde ise yerinden edilenlerin insanlık onuruna yakışır şekilde muamele görmeleri ve korunmaları yönünde üstün gayretler sarf etmişti. Sayın Guterres'in bu süreçteki vicdanlı ve kararlı liderliğinin, kendisini Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne taşıyan merhaleyi teşkil ettiğine inanıyorum. Sayın Guterres'in Genel Sekreterliği sırasında Türkiye'nin Birleşmiş Milletler çatısı altındaki katkılarını her alanda güçlendirdik, derinleştirdik. Aradan geçen 10 yılda Sayın Genel Sekreter ile gerek bölgemizde gerek dünyada barışı tehdit eden meseleler konusunda yakın diyalog içerisinde olduk. Bu istişare ve çabalarımızın, bazen en zorlu şartlarda dahi sonuç verdiğini memnuniyetle gördük. Sayın Guterres ile birlikte yoğun çaba sarf ettiğimiz Karadeniz Tahıl Girişimi sayesinde küresel bir gıda krizinin önüne geçmeyi başardık. Ukrayna’da barışın yeniden inşası ve savaşın sonlandırılmasına yönelik çabalarda Birleşmiş Milletler ile yakın iş birliğimizi devam ettiriyoruz. Diplomasi ve diyalog, adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur. Dolayısıyla, bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü bu zor günlerde Sayın Genel Sekreterin diplomasi ve diyalog çağrılarını bu bakımdan çok değerli bulduğumu vurgulamak istiyorum. Türkiye olarak biz de coğrafyamızı topyekûn bir felakete sürükleme riski taşıyan, bölge merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz. Umutları kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere rağmen sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum. Sayın Genel Sekreter’in, çağımızın en büyük mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze’de sergilediği duruş her zaman övgüyle anılacaktır.
.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen törenle BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etti. Guterres’in mültecilerin korunması ve küresel adalet konusundaki gayretlerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini dış politikanın odağında tutmaya devam ettiklerini vurguladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM Genel Sekreteri Guterres'e 'Barış Ödülü': Küresel adaletin sesi oldu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen törenle BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etti. Guterres’in mültecilerin korunması ve küresel adalet konusundaki gayretlerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini dış politikanın odağında tutmaya devam ettiklerini vurguladı.
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları:
Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tevcih Töreni münasebetiyle sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. 2017 yılından beri Birleşmiş Milletler Genel Sekreterlik görevini tarafsızlık ve büyük bir ferasetle yürüten kıymetli dostum Antonio Guterres’i ülkemizde ağırlamanın memnuniyeti içindeyim. Bir kez de sizlerin huzurunda kendisine Türkiye’ye hoş geldiniz diyor, Sayın Guterres’in ülkemizi her ziyaretinin bizler için ayrı bir önem ve mana taşıdığını belirtmek istiyorum. Kendileri, 2017’de genel sekreterlik görevini üstlenmesinin ardından ilk ikili ziyaretini yine Türkiye’ye gerçekleştirmiştir. Müteakip her ziyaretinde mültecilerin korunması, küresel adaletin tesisine dair projelerin uygulanması ve Ukrayna’daki savaş bağlamında mekik diplomasisiyle yaptığı çok değerli katkılara hep birlikte şahit olduk. Uluslararası barışın ve adeta sessiz çoğunluğun sesi olan değerli dostuma, bu altıncı ziyareti vesilesiyle Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Ramazan-ı Şerif vesilesiyle her yıl Müslümanlarla dayanışma ziyaretleri kapsamında ülkemize gelmesini de ayrıca anlamlı bulduğumu özellikle ifade ediyorum. Bugün, barış içinde bir arada yaşama hedefine en büyük tehdidi teşkil eden yabancı düşmanlığı, kültürel ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele konusundaki gayretli çalışmaları için kendilerini ayrıca tebrik ediyor, teşekkür ediyorum. Bu vesileyle Ramazan-ı Şerif’in ülkelerimiz ve tüm insanlık için, Birleşmiş Milletler’in kurucu değerlerinin de yeniden hayırlar getirmesini; tüm dünyada barış, huzur ve istikrara giden kapıları sonuna kadar açmasını can-ı gönülden temenni ediyorum.
"KARADENİZ TAHIL GİRİŞİMİ SAYESİNDE KÜRESEL BİR GIDA KRİZİNİN ÖNÜNE GEÇMEYİ BAŞARDIK"
Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras kalan 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesini, proaktif, atılgan ve girişimci bir anlayışla yoğurarak dış politikamızın odağında tutmayı sürdürüyoruz. Başta bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler olmak üzere nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz. Nerede bir acı, dram, trajedi, gözyaşı varsa tüm gücümüzle onu dindirmeye çalışıyoruz. Tabii burada değerli dostum Guterres'in hakkını özellikle teslim etmek isterim. Sayın Guterres, yıllardır büyük bir başarıyla icra ettiği bu önemli vazifeyi üstlenmeden önce de barışı, diyaloğu, refahı öne çıkaran bir siyasetçiydi. Portekiz Başbakanı olarak ülkesinde refahın artmasına ve demokrasinin kökleşmesine eşsiz katkılar yapmış; yapıcı ve uzlaştırıcı siyaset tarzıyla halkının takdirini kazanmıştı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri olarak görev yaptığı 10 yıllık dönemde ise yerinden edilenlerin insanlık onuruna yakışır şekilde muamele görmeleri ve korunmaları yönünde üstün gayretler sarf etmişti. Sayın Guterres'in bu süreçteki vicdanlı ve kararlı liderliğinin, kendisini Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne taşıyan merhaleyi teşkil ettiğine inanıyorum. Sayın Guterres'in Genel Sekreterliği sırasında Türkiye'nin Birleşmiş Milletler çatısı altındaki katkılarını her alanda güçlendirdik, derinleştirdik. Aradan geçen 10 yılda Sayın Genel Sekreter ile gerek bölgemizde gerek dünyada barışı tehdit eden meseleler konusunda yakın diyalog içerisinde olduk. Bu istişare ve çabalarımızın, bazen en zorlu şartlarda dahi sonuç verdiğini memnuniyetle gördük. Sayın Guterres ile birlikte yoğun çaba sarf ettiğimiz Karadeniz Tahıl Girişimi sayesinde küresel bir gıda krizinin önüne geçmeyi başardık. Ukrayna’da barışın yeniden inşası ve savaşın sonlandırılmasına yönelik çabalarda Birleşmiş Milletler ile yakın iş birliğimizi devam ettiriyoruz. Diplomasi ve diyalog, adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur. Dolayısıyla, bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü bu zor günlerde Sayın Genel Sekreterin diplomasi ve diyalog çağrılarını bu bakımdan çok değerli bulduğumu vurgulamak istiyorum. Türkiye olarak biz de coğrafyamızı topyekûn bir felakete sürükleme riski taşıyan, bölge merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz. Umutları kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere rağmen sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum. Sayın Genel Sekreter’in, çağımızın en büyük mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze’de sergilediği duruş her zaman övgüyle anılacaktır.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kureselakdeniz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.