Karaman tarihiyle ilgili yeni bilgiler
Karaman tarihiyle ilgili yeni bilgiler
Ramazan Topraklı yazdı;
Ramazan Topraklı yazdı;
Öz
Bu makaleyle Karaman tarihiyle ilgili bugüne kadar pek bilinmeyen bazı bilgiler vermeye çalışacağım. Ünlü Kıral Yolu, Karaman’dan geçtiği için ordular ve seyyahlar, Karaman’a çok sık uğramışlardır. MÖ 585’deki harp anında Güneş tutulmasıyla meşhur olan Medya-Lidya harbi ile MÖ 547’de Kyros ile Kroisos [Karun] arasındaki Medya- Lidya harbi Karaman bölgesinde vukûbulmuştur. MÖ 401’de Oğul Kyros, MÖ 333’de İskender ve İmruü’l-Kays, Karaman’dan geçmişlerdir. Emevî ve Abbasî ordularının Uc, Ammûriye ve İstanbul seferleri ile Hıristiyanların Kudüs yolu, Müslümanların Hac yolu, hep ve daima Karaman’dan geçmektedir. Kıral Yolu Hititler zamanında bile kullanılmıştır. Roma, Bizans ve İslâm orduları bu yolu kullanarak doğuya ve batıya seferler düzenlemişlerdir. Ol bakımından Karaman, farklı adlarla da olsa kendinden hep bahsettirmiştir.
Açar Kelimeler: Karaman, Larende, Karra, Kurra, Küre, Tyana, Tuvana, Tuvanuva, Ankara, Kıral Yolu, Tarikü’l-Cadde
Giriş
Göller Bölgesi’ndeki coğrafî değişim bilinemediği için olacak, 2008 yılına kadar Tarikü’l-Cadde veya Kıral Yolu [via regia], hatta Hıristiyanların Kudüs yolu bilinememiş ve yanlış olarak Başkent Ankara’dan geçirilmiştir. Hatalar bununla da kalmamış Ammûriye [Amorion] yanlış olarak Emirdağ-Hisarlıkaya’ya yerleştirilmiş; İslâm tarihçisinin zikrettiği Seydişehir-Suğla Gölü kıyısındaki Ankara bilinememiştir. Kapadokya’nın güneyindeki bu Ankara, “Arap müverrihleri, Kapadokya’nın güneyinde olması icap eden bir Ankara’dan daha bahsederler, fakat bunlar karıştırıyor olmalılar” (Ramsay, 1960: 395) şeklinde inkâr edilmiş; yerli ve yabancı tarihçi de buna katılmıştır. Hâlbuki Peutinger Antonine ve Kudüs yol cetvellerindeki Ankara, Başkent-Ankara değil, Suğla Gölü kıyısındaki Ankara’dır (Ramsay, 1960: 264, 280). Bu hatalar, Karaman’ı gözden ıraklaştırmıştır. Aslında Eskiçağ ve Ortaçağ tarihleri ile Yakınçağ tarihinin başlangıç bölümü hata doludur. Biz burada sadece Karaman’ı ilgilendiren hatalardan bahsettik. Şimdi de, Karaman’dan geçen yolları, Karaman’ın adlarını, Karaman’dan geçen kişi ve olayları vermeye çalışacağız.

A. Kıral Yolu ile Peutinger, Antonine ve Kudüs yol cetvelleri
Tarihin kaydettiği en eski karayolunun güzergâhının tespit edilme işi; İTÜ’nden sonra 1968 yılında Karayolları Teşkilâtında gözünü açmış birisine nasip olmuştur. Herodotos, Kıral Yolu için, “Lidya ve Firikya içerilerinde yirmi konak boyunca uzanır ki, bu 94,5 fersah tutar. Kıraliyet yolu fersah olarak daha iyi ölçülürse ve bir fersah 30 stad hesap edilirse ki gerçekte o kadardır. Sardes’ten Memnon Sarayı denilen kıral konağına kadar 13500 stad; 450 fersah çeker” der (Herodotos, V. 52). Bugünkü yollar üzerinden Sart - Uluborlu [Ammûriye] arası: Sart-Denizli 145, Denizli-Dinar 113, Dinar-Uluborlu 44 km olmak üzere toplam 302 km, İbn Hordazbih’in verdiği rakamlara göre Uluborlu-Çarşamba çayı [Halys] arası ise 146 mil [216 km] tutar. Sart - Halys arası, yâni Lidya ve Firikya’daki toplam uzunluk 518 km eder. Bir fersah 5400 m hesabıyla 94,5 fersah 510 km eder. 8 km fark makul olup, Firikya, Çarşamba çayına kadar uzanır [bk.Har.1-2]. Bu husus Oğul Kyros’un MÖ 401’deki seferinde de görülür: Kyros, Çarşamba çayını geçtikten sonra Firikya dışına çıkıldığı için orduya yağma izni verdi (Ksenofon, 2011: 37). “Halys’in sol tarafı Firikya’dır” (Herodotos, I: 72). Bu Halys, Kızılırmak değil, Çarşamba çayıdır.
Ankara, (Ramsay, 1960: 264)’de, Peutinger: Dadastana’dan [Şuhut-Anayurt] Juliopolis [Senirkent-Genceli] 29, Lagania [Gelendost-Köke] 28, Migaza 38, [Ancyra] 28 ve Antonine: Dadastana’dan Juliopolim 26, Laganeos 24, Minizo 23, Manegordo 28, Ancyra 24 mil verilir. Jerusalem [Kudüs] itinereri: Dadastana’dan Dağı aşmak 6, Milia 11, Juliopolis 8, Hyeron [mukaddes nehir: Kemer Boğazı] 13, Agannia 11, Ipotobrogen [Kötürnek] 6, Mnizos 10, Prasmon 12, Cenaxem palidem 13, Galatia şehri Anchira verir. İşte bu Ankara, Suğla Gölü kıyısındaki Karaviran kasabasına yerleşir. Bu, el-Mu’tasım’ın 838 yılındaki Ammûriye seferiyle örtüşür. Ammûriye seferini tarihçi hatalı yorumlar: “838’de Tarsus üzerinden Anadolu’ya giren Mu’tasım Kapadokya’da Matamir bölgesinden geçerek Ammûriye’ye [Amorion] ulaştı. Onun komutanı Afşin ise, Malatya üzerinden geçerek buraya ulaşmıştı” (Gökhan, 2013: 204). 1- Mersin’deki Afşin’in Malatya üzeri Amorion’a ulaşması izah edilemez. 2- Esas adı Haydar b. Kavûs olan Afşin, Mersin, Silifke ve Mut üzerinden Bozkır-Zengibar [Saruc’a] gönderilmişti. Halife el-Mu’tasım ve esas adı İbrahim olan Aşina et-Türkî ise, Gülek Boğazı, Karra [Karaman] yoluyla Ankara’ya [Karaviran] gelmiş; burada Afşin’le birleşmiş ve Anayol’dan Ammûriye’ye [Uluborlu] yürümüşlerdi. Dönüş yolunda Mu’tasım, Kemer Boğazı’na gelmiş; Rum melikinin yolu üzerinde bir tuzak kurduğu haberini almış; geri dönerek ordusunu toplamış ve Yassıören ile Güreme arasındaki Cevizlidere’de Tarikü’l-Cadde’den [Anayol] sola sapmış. Ve Bozdurmuşbeli, Akşehir, Yunuslar, Kilistra ve Akviran üzerinden Dinek yakınında [Barata: Farita] Anayol’a çıkmıştı (Topraklı, 2014; bk. Har.1-2). Metmure Karaman; Metâmir ise Gülek Boğazı olmalıydı.
Mu’tasım, İconium L Barata XXXIX Tyana, yâni Konya 74 km Barata [Farita] 58 km Tyana [Karaman] (Ramsay, 1960: 396) yoluyla Karaman’a, oradan da Ayrancı, Ereğli, Ulukışla, Pozantı ve Gülek Boğazı yoluyla, 02 Nisan 838 Samarra’dan çıkışının 180’inci günü olan 26 Eylül 838 Perşembe günü de Tarsus’a inmişti.
İbn Hordazbih: “et-Tarfa nehri, Hırbe’t-Farita, Kanna kalesi, Abkarson?, Yukarı Hırb-ı Ferdene?, el-Hedy [Hyde] şehri, Katalak, Farita denilen köy, Abrekenas, Lâta, Ammûriye” (Topraklı, 2013: 154). Yayıncı Farita için Perta der (İbn Hordazbih, 1992: 113). Peutinger’de: [Archelais] 12 Comitanasso 20 Perta 20 Conguso 20 Pegella 20 Egdava 15 Vetisso 20 Bagrum 07 Tolosocorio 23 Abrostola ve [Archelais] 20 Salaberina 16 Caene 16 Tracias 16 Tyana gibi iki yol var (Ramsay, 1960: 399). Archelais Bulgurluk, Bağrum, Seydişehir-Bağra olup, Beyşehir ile arası 45 km; Bağrum- Abrostola arası 30 mil [45 km] olup, Abrostola Beyşehir’e yerleşir. Bu tablodaki yol, Hacı Yolu veya Kıral Yolu’nun Beyşehir-Ereğli kısmıdır. Archelais Ereğli’nin 17 km şarkındaki Bulgurluk, Caene Ayracı, Perta ise Ayrancı’nın 06 km şarkına yerleşir. Tracias ile Conguso aynı yerdir. Karaman- Ayrancı arası 46 km olup, Ramsay s.396 ve s.399’a göre Tyana, tam olarak Karaman’a yerleşmektedir.

Har.1: Kıral Yolu [kahverengi çizgi] ve Firikya valisi Oğul Kyrus’un MÖ 401 İran üzerine yürüyüşü [sarı çizgi, Ksenofon].

Har.2: MS 838 Halife el-Mu’tasım’ın Ammûriye seferi: Gidiş- dönüş yolu; Afşin’in Mersin-Sarûc yolu ve diğer tarihî yollar.
Mısırlı Velid’e göre Hırbe’t-Farita, Farita, yâni Perta harbi demektir. İbn Hordazbih ve Peutinger cetveli, MÖ 547’deki Medya-Lydia harbinin yerlerine işaret etmektedir. Farita denilen köy ile Barata aynı yerdir. Bir Fart da Bozkır-Yolören köyüdür. Ayrancı 37.36, Karaman 37.18, Yolören 37.30, Yozgat ise 39.82 paralelde olup, MÖ 547’deki harp, Karaman-Ayrancı bölgesi ve Ayrancı’nın 06 km şarkı ve Perta [Hırbi’t-Farita] denilen yerde; Güneş tutulan harp ise, Halys [Çarşamba çayı] kıyısı ve Yolören yanında yapılmış olmalıdır. NASA’ya göre MÖ 28 May. 585’deki Güneş tutulması, 38’inci paralelin üzerinden görülmez.
Halys yanlış bilindiği için tarih yanlış yorumlanmıştır. MÖ 480 Serhas’ın [Xerxes] ordusunun toplandığı Kırıtella, Karaman civarı; onun geçerek Firikya’ya girdiği Halys [ırmak] ise, Çarşamba çayıdır (Herodotos VII. 26). MS 1071 Malazgirt yürüyüşünde Romen Diyojen’in geçtiği Halys dahi Çarşamba çayıdır (Attaleiates, 2008: 151). MÖ 547 Pteria üzerine yürürken Kroisos’un, üstüne köprüler kurarak geçtiği Halys ise, kuzeyden güneye doğru akan Kemer Boğazı’ndaki derin ırmaktır. Pteria ise, yukarıda açıkladığımız gibi Karaman bölgesindeki Perta [Hırbe’t-Farita] olmalıdır. Özetle bu iki Halys’ın Kızılırmak ile hiçbir ilgisi yoktur.
Ankara’dan doğuya giden Roma yolları. Antonine itinereri s.143: Ancyre 20 Corbeunca 12 Rolosaciaco 33 Aspona 24 Parnasso 17 Ozzala 17 Nitazi 27 Colonia Arcilaida, toplam 150 mil ve 222 km’dir. Kudüs itinereri: Ancyra 10 Dilimnia 11 Gorbeous 12 Rosolodiaco 13 Aliassus 17 Aspona 13 Galea 9 Andrapa 13 Parnassos 16 Logola 18 Nitalis 13 Argustana 16 Colonia Anchelais yolu toplam 161 mil ve 238 km (Ramsay, 1960: 280). Bugün için Karaman üzerinden Seydişehir-Karaviran [Ankara] ile Bulgurluk [Archelais] arası yaklaşık 230 km olup, Ankara ve Archelais doğru yerlerde demektir.
İbn Hordazbih’te karyetü’l-Asnam, vadiü’l-Rîh, Namartı, el-Sayd, Aynva ile Lülüe’den Tarfa vadisine, Herakle, Zeberle, Sidriye ile el-İdrîsî’de karyetü’l-Esnam’dan Maluti 40 mil, Sanimey 24 mil, kale Amu 19 mil gibi yollar verilir (Topraklı, 2013: 152-154). Sidriye, 1200 yıldır Karaman’ın 20 km kuzeydoğusunda Sidrova [Sudurağı] adında hâlâ yaşıyor. Zeberle Ayrancı’da olmalıdır. Karyetü’l-Asnam [putlar köyü], İvriz’dir. Namartı, Maluti, Beluti aynı olup, Karaman bölgesi ve Matmure olmalıdır. Karaman’ın 24 mil garbındaki Sanimey [Putçuk] [İbn Hordazbih Sayd] ve 19 mil batıdaki kale Amu, [İbn Hordazbih Aynva], Çarşamba çayı kıyısı Apa-saraycık olmalıdır. Uluborlu-Fele Pınarı [Nehrü’l-Ahsa] arasında olduğu gibi, Fele Pınarı, Beyşehir, Karaviran [Ankara], Güneysınır, Karaman ve Ereğli arasında öyle ilginç eski isimler var ki, bu bölge, bu bölgenin insanları tarafından çok daha ayrıntılı çalışılmalıdır. Karaman adı Karra ile ilgili olabilir.
B. Ankara [Seydişehir-Karaviran]
Peutinger ve Taberî’nin verdiği el-Mu’tasım’ın Ammûriye seferiyle Suğla Gölü kıyısında bir Ankara’nın daha bulunduğu anlaşılmıştır. Kapadokya güneyindeki Ankara, Seydişehir-Karaviran idi (Ramsay, 1960: 395). İmruü’’l-Kays’ın [497-545], İstanbul dönüşü zikredilen Ankara ile el-İdrîsî’nin verdiği Ankara, bu Ankara’dır. “Konya’dan Ankara’ya gidilir. Bu şehre Engur de denir [a]. Konya’dan burası beş merhaledir. Bu şehir, gezinti yerleri bol, çok güzel bir şehirdir. Yolu oldukça geniştir. Buradan Larende şehrine dört gündür. Larende’den Santi şehrine beş gündür. Santi’den Minkari şehrine altı gündür. Konya’dan doğuya giden yolu takip eden kişi, Konya’dan Ankara’ya beş gündür [b]. Burası güzel bir şehir, fitne zamanında insanlar burayı boşaltmışlardı. Ankara’dan Amasya bir gündür [c]” (el-İdrîsî, 2002, II, 813). İdrîsî’nin bazı rakamları, günlük 45 km kervan yürüyüşünü değil, 30 km ordu yürüyüşüne göredir. İdrîsî, iki Amasya, iki Konya ve iki Ankara bulunduğunun farkında değildir. Larende, Seydişehir- Karaviran’a [Ortakaraören] yerleşen Ankara’ya uyar. İbn Hordazbih nakleder: “el-Mu’tasım, Ankara’yı tahrip etmiş, Ammûriye’yi fethetmiştir. Hüseyin ibn-i ed-Dahhak dedi ki: Ankara’dan bir zerre kalmadı, Büyük Ammûriye ona baş eğdi” (Topraklı, 2013:146). Hâlbuki Başkent-Ankara’nın kalesi hâlâ sapasağlamdır. A ve B maddelerine göre, Arap tarihçilerin Kapadokya’nın güneyinde gösterdikleri Ankara, Seydişehir-Karaviran’dır (Ramsay, 1960: 395).
[a]- Konya, malûm Konya değil, Rabaz-ı Konya [Yalvaç-Manarga], Ankara ise Seydişehir- Karaviran’dır.
[b]- Konya, Rabaz-ı Konya’dır. Bu Konya-Ankara [Karaviran] arası 126 km olup, günde 25 km yürünüyor.
[c]- Amasya, Ermenek [Ermeniye] bölgesi ve Bozkır civarındadır.
C. Dana, Tyana, Tuvana, Tuvâne, Tuvanuva, Kanna, Karra, Kurra, Küre, Metmure, Metamir
Yukarıda Tyana, Karra [Kurra] ve Kanna’nın Karaman’a yerleştiğini gösterdik. Şimdi de Dana’nın, Tyana’dan farklı olduğunu ve Tuvana [Tuvâne], Tuvanuva ile Küre okunan yerin Karaman olduğunu göstermeye çalışacağız:
Firikya valisi Kyros, MÖ 401’de Konya’dan sonra otuz fersah yol alıp Likaonia’nın içinden geçti. Burası düşman toprağı olduğu için Helenlere yağma izni verdi. Kyros burada kraliçeyi en kısa yoldan Kilikya’ya yolladı. Kyros, Kapadokia içerisinden, geniş ve gelişmiş bir yerleşim olan Dana’ya doğru yirmi beş fersah ilerledi. Burada üç gün kaldı. Ardından Kilikya’yı istila etmeye koyuldular. Kyros, Tarsos’a yürüdü (Ksenofon, 2011: 37-39; bk.Har.1).
Otuz fersah [89 mil =132 km], Karaman’a denk düşmektedir. Kraliçeyi en kısa yoldan Kilikya’ya yolladığı yer, Karaman’dır. Karaman’dan-Silifke’ye bir yol vardır. Kyros, Karaman’dan itibaren Kıral Yolu’nu takiple Dana’ya doğru 25 fersah [110 km] yol almış ve Ereğli-Çakmak yanına gelmiştir. Dana’ya [Kemerhisar] daha 52 km mesafe olup, Kyros Dana’ya gelmedi; Dana ile Tyana farklı yerler [Har.1]. Ksenofon’da bir fersah 5400 m değil, 4500-4900 m.
Meymun el-Cürcümâni, Tuvâne’de Mesleme b. Abdülmelik ile birlikte savaştı ve şehit düştü. Abdülmelik [685-705], buna çok üzüldü ve intikam almak üzere Rûmlar üzerine büyük bir ordu gönderdi (el-Belâzurî, 2002: 230). 705’de ölen Abdülmelik’in gönderdiği ordu 708’de Tuvâne’yi fethetmiş olmalıydı ki, “708’de zaptetmiş oldukları, lâkin sonradan Hıristiyanlara geçtiği anlaşılan Tyana’yı bir kere daha ele geçirmek istiyorlardı” ifadesi, Tuvâne’nin, Ammûriye yolu üzerindeki Tyana olduğunu işaret etmektedir (Ramsay, 1960: 307). Kasım, 803’te Antakya, Misis, Adana ve Tarsus’tan geçerek Küre’yi muhasara etti, 830’da da Me’mûn aldı (Gökhan, 2013: 201, 203).
Kabâduk Bölgesi: Sınırı Tarsus dağlarından Ezene [Adana] ve Masîsa’ya kadar olan bölgedir. İçerisinde Kurra kalesi, Antîgû ve Ecrab kaleleri vardır (Hurdazbih, 2008: 93). İbn Hordazbih, s.113’de; Kanna kalesi olarak geçen isim, Taberî’de Karra geçmektedir. Karra kalesi sahibi Müslümanlara katıldığına göre Halife el-Me’mûn’un 215/830 yılında fethettiği Karra kalesinin (İbnü’l-Esir, 1986: 6, 361) hâlâ Müslümanlarda olduğu anlaşılıyor. Bütün bunlardan Kurra, Karra, Küre ve Metmure’nin Karaman, Metamir’in ise Karaman bölgesi olduğu anlaşılmaktadır.
Ulukışla-Kayseri arasındaki bölge “Aşağı memleket”; Kızılırmak'ın kaynak bölgesi, takriben bugünkü Sivas ili “Yukarı memleket” idi. Tarsus, Hitit metinlerinde Tar-sa geçer. Aşağı memleketten Arzavalı düşman geldi ve aynı suretle Hatti ülkesini tahrip etti, Tuvanuva ile Uda şehirlerini hudut yaptı” (Kınal, 1953: 7-8) kaydından Tuvanuva’nın da, Karaman olduğu anlaşılıyor. Zira Arzava ülkesi, II. Murşil zamanında Kemer Boğazı ile Şarkîkaraağaç Deliçay [Astarpa çayı] arası olup, Kınal’ın bu kaydından Arzava ülkesinin bir zaman Karaman’a kadar uzandığı anlaşılıyor.
Hitit kanununun eski nüshasına ait bir maddeye göre Arzava ve Luvia isimleri birbirinin müteradifidir. Arzava memleketi Luvia denilen bir ülkede bulunur ve dili Luvice’dir. Bu dil Lykia isminin menşei Lugga şeklinde geçen kelimeden gelmektedir (Kınal, 1953: 24-25). Arzava Hatti’ye saldırır durumdadır; bu devir Arzava tarihinin en parlak çağıdır. İç Anadolu’yu Ege’ye bağlayan yolların bel kemiği olan kıral yolu, muahhar devirlerde [Uluborlu önü, Popa çayı kıyısındaki] Millavanda kentinden geçmektedir [MÖ 1400-1200] (Kınal, 1953: 35-36). Bu kayıtlara göre Tarsus, Ereğli, Karaman, Beyşehir, Fele, Kemer Boğazı ve Millavanda’dan geçen Anayol, Herodotos’tan önce de vardı.
D. Karaman ve Karaman civarında vukûbulan olaylar
MÖ 1400-1200 arasında Karaman, Anayol üzeri ve Arzava-Hatti sınırında Tuvanuva olarak gösterilmiştir.
MÖ 585’de Medya ve Lidya arasında vukûbulan savaş sırasında güneş tutuldu. Bugün tutulmanın 38 inci paralelin üzerinden görülemeyeceği ispat edilmiştir. MÖ 585 yılındaki savaş, Yozgat civarında olamaz.
MÖ 547 “Kapadokyalılar’a Yunanlılar, Suriyeli derler. Suriyeliler, Pers egemenliğine düşmeden önce Medler’e bağlıydılar. Kroisos ordusuyla birlikte ırmağı [Halys] aştıktan sonra Kapodokya’da Pteria denilen yöreye vardı” (Herodotos, I. 72; I. 75). Bu Halys, Kemer Boğazı’nda Hoyran’dan Eğirdir’e; kuzeyden güneye akan derin ırmaktır.
MÖ 480: “Serhas, toplanan kara ordusuyla Sardes üzerine yürümeye başlamıştı. Anakarayı geçecek bütün birlikler, Kritalla’dan yola çıktı. Halys’i geçip Firikya’ya ve bu ülke içinde yürünerek Kelene’ye varıldı” (Herodotos, VII. 26). Kritalla Karaman bölgesi, Halys, Kızılırmak değil, Çarşamba çayı, Menderes ise Kemer Boğazı’ndaki ırmaktır. 1071 Malazgirt seferindeki zikredilen Halys, Çarşamba çayıdır; Romen Diyojen Karaman’dan geçmiştir.
MS 370: Önce Pozantı sonra Tyana, II. Kapadokya adıyla teşekkül eden yeni vilâyetin metropolisi oldu. 371-372’de Kapadokya, Valens tarafından ikiye ayrıldığında Doara, Tyana metropolisine tâbi olarak, II. Kapadokya’ya geçmişti (Ramsay, 1960: 312, 328). Doara, Dorla [Dereköy] ve Taberî’de geçen Durra olabilir.
25/645-46: Muaviye, Ammûriye harbine gittiğinde Antakya, Tarsus kalelerinin boşaltılmış olduğunu görmüştü. Bu kalelere, Şam, el-Cezire ve Kınnesrin halklarından bir topluluğu bırakmıştı. Emevîler, 669-70 ve 674’de Tarsus üzerinden ilerleyen İslâm orduları İstanbul’u iki kez kuşatmışlardı (Gökhan, 2013: 197-98). İbn Hordazbih ve el-İdrîsî’nin vermiş oldukları Tarsus-Karaman-Ammûriye ve Ammûriye-Eskişehir-Halîc yolu, orduların ve seyyahların kullandıkları yoldur. Askerî seferler, Roma ile yapılan bütün mücadele bu yol üzerinde cereyan etmiştir.
78/697: Meymun el-Cürcümâni, Tuvâne’de Mesleme yanında savaştı; şehit düştü (el-Belâzurî, 2002: 230).
89/708: Mesleme bin Abdülmelik, Ammûriye’ye savaşa giderken karılarını da yanında götürdü; ordudaki bazı kimseler de karılarını yanlarında götürdüler (el-Belâzurî, 2002: 239). Müslümanlar, Tyana’yı ele geçirdiler (Ramsay, 1960: 307). Mesleme, Amorion önünde bir Bizans ordusunu mağlup etti (EI, M. Canard).
90/709-10: Mesleme, Tarsus üzerinden Kilikya geçitlerini aşarak Tyana’ya kadar ulaşmış ve burasını tahrip ederek geri çekilmiştir (Gökhan, 2013: 198). 713: Abbas b. Velid, Antakya el-Muhterika’yı [Yalvaç] yaktı [Belâzurî].
95/714 Abbâs b. Velîd, Herakleia ve diğer bazı yerleri fethetti (İbnü’l-Esîr, 1986: 4, 533). Bu Herakleia Ereğli olmayıp, Kemer Boğazı’nda diğer adı Pelagonia olan Herakleia olmalıdır. Zira Abbâs, 713’te Yalvaç’ı almıştı.
122/740: İslâm ordusu Tyana’ya kadar bir daha gelmiştir. Bu sefer sırasında İslâm ordusunu Gamr b. Yezid, Süleyman, Mâlik, Battâl Gâzî gibi komutanlar idare etmekteydi. Afyon’a kadar ulaşan İslâm ordusunda Battâl Gâzî şehit düşmüştür (Gökhan, 2013: 198). Olay şudur: İslâm ordusu Afyon-Geneli köyünde Bizans’a mağlup oldu. 6800 gâzî,13200 şehit var. Ağır yaralı Battâl, sağların Sennâde kalesine çekilmelerini emretmiş ve bizar sonra kendi şehit düşüp, Geneli köyünün eski yerleşim yeri olan höyüğün üzerinde; Mâlik ise Şuhut-Anayurt köyündedir. Bir gece, Süleyman b. Hişâm’ın ulağı Sâbit el-Behrânî, Müslüman ordusunun iki gün içerisinde orada olacağı haberini getirir. Sennâde’ye yardım gelip gelmediği belli değil. 6800 gâzî, Yalvaç, Şarkîkaraağaç, Beyşehir, Ankara tarihî yolundan çekilip, Tyana’da [Karaman] Süleyman b. Hişâm’a katılmıştır (Erkoçoğlu, 2013: 40; Gönçer, 1971: 226).
775-76: Bir İslâm ordusu Abbâs b. Muhammed emrinde Tarsus tarafına gönderilmiştir. Bu ordunun bir birliğinin başındaki Hasan b. Vasıf, Tarsus’u geçip Matmure’yi [Niğde- Aksaray arası] fethedip, Ankara’ya kadar ilerlemiştir. Halife Mehdi’nin 778-79’da Bizans’a karşı gönderdiği Hasan b. Kahtaba, Anadolu içlerine kadar ilerleyip Bizans’a ağır kayıplar verdirdi. Hıristiyanlar Hasan’a, “ejderha, şeytan” gibi adlar takmışlardı. Harun, daha ileri gidip, Semâlu kalesini fethedip geri dönmüştü. Harun, babasının halifeliği sırasında İstanbul’a kadar gitmişti (Gökhan, 2013: 200). Prof. Gökhan yanılıyor. Zira söz konusu Ankara, Seydişehir-Karaviran’a yerleşen ikinci bir Ankara olup, Matmure, Niğde- Aksaray arası değil, Anayol üzerindeki Karaman’dır. Kahtama [Mut] adı, Hasan b. Kahtaba ile ilgili olabilir.
806: Harun Reşîd, 300 bin askerle Anadolu seferine çıktı [Theophanes]. Taberî, halifenin ordusu için 135 bin der. Halife Tyana’yı fethedip burada bir camii inşa ettirdi (Gökhan, 2013: 202). 387 Nu. Muhasebe-i Vilâyeti Karaman ve Rum Defteri I’deki Kal’a mescidi [Larende nefsi], Harun Reşid’in yaptırdığı bu cami olmalıdır.
830 Şubat, Me’mûn daha önce de fethedilen ve bir İslâm toprağı olan Küre’yi aldı. Me’mûn 831’de Bizans üzerine ikinci sefere çıkarak Tarsus üzerinden önce Antigu [Niğde-Altınhisar] denilen yere geldi. Buranın halkı sulh ile teslim olunca Ereğli’ye geçti. Kardeşi Mu’tasım ise günümüzde Niğde-Aksaray ve Nevşehir illeri ile çevrili alanda otuz kaleyi fethederek Matmure’yi aldı. Yahya b. Eksem adlı Müslüman komutan ise Tyana’ya kadar gelerek burayı yağmalayıp yıktı. Me’mûn 832’de Bizans üzerine üçüncü seferine çıkarak Lülüe’ye [Ulukışla] kadar ilerledi. Bunun üzerine imparator geri çekilmek zorunda kaldı. 833’de Me’mûn oğlu Abbas’ı Tyana’ya göndererek oranın yeniden inşa edilmesini istedi (Gökhan, 2013: 203). 223/838: el-Mu’tasım Ankara ve Ammûriye’yi fethetti (İbnü’l-Esir, 1986: 6, 418). Ankara Seydişehir-Karaviran, Ammûriye ise, Uluborlu’dur. Küre, yanlış okuma olmalıdır. Antigu, Altınhisar değil, Ulukışla garbındaki dağdadır. Matmure Karaman olup, Niğde, Aksaray, Nevşehir’le ilgisi yoktur. Me’mûn’un, Ulukışla’dan 67 km ıraktaki Altınhisar’a gidip, oradan dönerek Ereğli’ye geçmesi akılla mantıkla açıklanamaz.
Halife Mu’tasım, Tyana’yı [Tuvana] yıktırmıştı. 838’de Tarsus’tan Anadolu’ya giren Mu’tasım, Kapadokya’da Metamir bölgesinden geçerek Ammûriye’ye [Amorion] ulaştı. Afşin ise Malatya üzeri buraya ulaşmıştı (Gökhan, 2013: 204). Mersin’den Malatya üzeri Ankara’ya gitmek akılla izah edilemez. Mersin-Malatya 470, Malatya-Tokat 340, Tokat-Ankara 370 [ceman 1180], Mersin-Ankara 501 km’dir. Kaldı ki Ankara, Seydişehir-Karaviran; Ammûriye ise Uluborlu’dur. Mu’tasım ve Afşin’in yürüyüşü ile Rum Meliki Theophilos’u yendiği Dazimon harbi için bk. Har.2.
Karaman’daki Abbâs Mahallesi şayanı dikkattir. 30.04.2018: Gazi Ü’nde Kopraman Hoca’ya gittim. Azmi Süslü, R. Genç, B. Ata ve N. Erdoğan’ın yanında Karaman merkezde bir yerin adı Karabaş veya Kurra-baş dedi. 09.10.2025: M. Turan, “Karaman’ın Siyaser [Siyahser] adlı bir mahallesi var. Bu mahalle adını Karabaş [Kurra başı] Veli’den alır ve Karabaş Veli’nin burada bir türbesi var” dedi. Görüldüğü gibi mahallenin adı, el-Mu’tasım’ın 838’deki Ammûriye seferinde geçen Karra / Kurra adıyla ilgili olabilir. Abbâs ve Siyaser [Siyahser: Karabaş] mahalle adları ile Milve-dana ve Aranda adları, Karra, Kurra adlarının Karaman ve Larende olduğuna dair delil olabilirler.
E. Karaman ile ilgili birkaç olay
Karamanoğlu işgaline uğramamak için Hamid’e tâbi Seydişehir, Beyşehir, Akşehir, Karaağaç ve Yalvaç, beş kaza Osmanlı’ya intikal etti ve Hamid livası kanunnamesiyle idare edilmeye başlandı [yıl 1382, Böcüzâde, 2012: 24]. Karaman oğlu Alâeddin 1385 civarı Eğirdir’i yakacak ve sonra da oturup ağlayacaktı (Güngör, 2005: 293-94). Yalvaç-Sücüllü Deliktaş Camii kitabesi: Emerebi-imaretil hazel mescidi abdül bin yağmur fi nevbeti mehemmed bin alâeddin fi tarihi sene selase aşara ve semanimie yazar. [Yağmur oğlu Abdül, Alâeddin oğlu Mehemmed zamanında 813 [1410-11] bu mescidin yapımını emretti]. Timurlenk, 1402 Ankara’dan sonra Uluborlu kalesini yıktı, Eğirdir’i zaptetti. Bu sırada Karaman oğlu, vüs’atinden çok hediyelerle Timurlenk’e geldi (Yezdi, 2013: 407). Timurlenk’ten sonra Yalvaç bölgesine Karaman oğlunun hâkim olduğu anlaşılıyor.
Sonuç
Hıristiyanların Hac Yolu İzmit, ondan sonra İznik ve Bizans Askerî yolunu takiple Eskişehir, Seyitgazi, Afyonkarahisar, Bozdurmuşbeli’ni aşıp, Senirkent-Garip köyünde Anayol’a çıkar; Kemer Boğazı, Şarkîkaraağaç, Beyşehir, Ankara [Seydişehir-Karaviran], Karaman, Ereğli, Pozantı ve Tarsus yoluyla devam eder. Ordular ve seyyahlar bu yolu takip etmişlerdir. Bu seferler sırasında zikredilen Tuvanuva, Tyana, Tuvana, Karra, Kurra ve Matbure, Karaman’a yerleşir. MS 838’den sonra da Tarsus’tan Uc ve İstanbul üzerine yapılan bütün seferler, Karaman ve Karaviran’dan [Ankara’dan] geçmiştir. Hataların başlıca sebebi, yaklaşık 500 yıl önce Göller Bölgesi’nde vukûbulan coğrafî değişimi bilmemekten kaynaklanmış olabilir.
.
Ramazan Topraklı, dikGAZETE.com
Kaynaklar
Attaleiates, Mikhael (2008): Tarih, Çeviri: Bilge Umar, Arkeoloji ve Sanat Yayınları-İstanbul.
Böcüzâde, Süleyman S. (2012): Isparta Tarihi, Yay. Haz. Babacan, Hasan, Isparta Valiliği-Isparta.
el-Belâzurî (2002): Fütûhu’l- Büldân, Çev. Mustafa Fayda, T. C. Kültür Bakanlığı- Ankara.
Erkoçoğlu, Fatih (2013): Hamideli Tarihi Coğrafyası ve Battâl Gazi’nin Hayatına .. Notlar, Hamideli Tarih 01, Sistem Ofset-Ankara, s.34-41.
Gökhan, İlyas (2013). “Harun Reşid ve Oğulları Döneminde Tarsus [786-842]”. K. Sütçü İmam Ü. Sos. Bil. Der., 10/2, 195-214.
Gönçer, Süleyman (1971): Afyon İli Tarihi, Cilt: 1, Karınca Matbaacılık ve Ticaret Kollektif Şirketi-İzmir.
Herodotos (2015): Herodot Tarihi, Türkçe Müntekim Ökmen, Sunan Azra Erhat, Remzi Kitabevi, 11. Baskı-İstanbul.
İbn Hordazbih (1889, 1992): el-Mesalik ve’l-Memalik, Ed. F. Sezgin, Edidit, terc. M. J. de Goeje, Beril Mat.-Leiden.
İbn Hurdadbih (2008): Yollar ve Ülkeler Kitabı, Çeviri: Murat Ağarı, Kitabevi-İstanbul.
İbnü’l-Esîr (1986): El-Kâmil Fî’t Târîh Tercümesi, Çeviri: Ahmet Ağırakça, Türkiyat Matbaacılık-İstanbul.
Kınal, Füruzan (1953): Arzava Memleketlerinin Mevkii ve Tarihi, Türk Tarih Kurumu Basımevi-Ankara.
Ramsay, WM (1960): Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası, Çeviri: Mihri Pektaş, MEB-İstanbul.
Topraklı, Ramazan (2013): Hicrî 541 / 1146 Sütkuyusu Baskını ve Ammûriye, Sistem Ofset-Ankara.
Topraklı, Ramazan (2014): Ammûriye’nin Fethi Risâlesi, Sistem Ofset-Ankara.
Veziroğlu, Nuri Güngör (2005): Eğirdir Ansiklopedisi, Sinan Ofset-Eğirdir / Isparta.
Yezdî, Şerefüddin Ali (2013): Emir Timur (Zafernâme), Çev. D. Ahsen Batur, Selenge Yayınları-İstanbul.
Xenophon [Ksenofon] (2011): Anabasis: Onbinlerin Dönüşü, Çeviri: Oğuz Yarlığaş, Kabalcı-İstanbul.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.