YAŞAMAK İÇİN YEMELİ, YEMEK İÇİN YAŞAMAMALI
YAŞAMAK İÇİN YEMELİ, YEMEK İÇİN YAŞAMAMALI
YAŞAMAK İÇİN YEMELİ, YEMEK İÇİN YAŞAMAMALI
YAŞAMAK İÇİN YEMELİ, YEMEK İÇİN YAŞAMAMALI
Bilinen kadim insanlık tarihi boyunca insanlar ve milletlerarası anlaşmazlıklardan kaynaklı savaşlar ve didişmeler hiç eksik olmamıştır.
Egosunun esaretine mahkum beşer alemi önce kendine, sonra yakın çevresine, daha sonra da içinde bulunduğu toplum ve insanlık alemine zarar vermek bir tarafa ateşten bir gömlek haline gelen kul ve millet hakkını gasp etmekten kendini alıkoyamamıştır.
Kendisine verilen 2 vadi dolusu mal ile yetinmeyen insanoğlu bir üçüncünün peşine düşmüş ve en sonunda da hazinelerinin anahtarını yetmiş deve yükünün ancak taşıyabildiği KARUN gibi olmayı hedeflemiştir.
Sonuç itibariyle Hz. Adem ile başlayan insan ve dünya milletler ailesinin bugün içinde bulunduğu çıkmaz sokaktan kurtulmayı, saadet ve selamete kavuşmayı ne kadar arzular olsa da bataklıktan kurtulamadığını hep birlikte gözlemliyoruz.

Bugün insanoğlu kapitalist (emperyalist) sistem anlayışı ile dünyayı kendi heva ve hevesine esir almak isterken yok olacağını (öleceğini) ve hesaba çekileceğini aklının ucundan geçirmez hale gelmiştir.
İNSANOĞLU SALA’SININ VERİLDİĞİ GÜNDE İSE UYANMAK VAKTİNİN GELDİĞİNİ (BASRA YANDIKTAN SONRA) ANLAR AMMA VELAKİN;
*Yaşamak için değil, yemek için yaşadığını fark eder.
*Altta kalanın canı çıksın, senin derdinden banane söyleminin Siyonist, kapitalist (ve emperyalist) toplumsal sistem anlayışının hüsrandan başka bir şey olmadığını anlar,
*Ne ezen ve nede ezilen, insanca ve hakça bir düzen için uğraş vermediğinden kendisinin de haksız ve hesaba çekilecekler arasında olduğunu anlar,

*Canlı hücre aleminde (dünya) yaşarken yardımlaşmak için elinden tuttuğu, duasını aldığı birilerinden mahrum bir dünya hayatı sonrasında son nefesini vererek yaşamaya başladığı diğer alemde (ahiret); “Allah’ım beni yeniden Dünya hayatına gönder, senin istediğin gibi olayım” diye dua etmenin artık yok hükmünde olduğunu anlar,

*Komşuluk hakkını, insan hak ve hürriyetini, ortaklık hak ve hukukunu yok sayarak kendini KARUN gibi görenlerin, hor gördüğü, aşağıladığı insanların ufacık dualarına bile muhtaç olduklarını ve çaresiz kaldığını anlar.
*Orada rüşvet, torpil, vergi kaçırarak sadaka ve zekat vermekten uzak kaldığı ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşadığı dünya hayatının bir HİÇ olduğunu anlar.

*Lüks ve şatafat içinde, ilk nefes ile son nefes arasında yaşadığı günlerinin büyük bir aldatmacadan ibaret olduğunu anlar amma velakin hükmederek yaşadığı bir nizamın orada hükümsüz olduğunu ve HEYHAT, HEYHAT nidalarını dindirecek birilerini bile oralardan uzak olduğunu anlar,

*O insan, helalleşmek ve empati kültürü ile yaşamanın ne kadar elzem ve kaçınılmazlığını orada anlar ama çaresizliğine isyan eder.

*Avucunu açarak yardım edilmesini istediği kişileri yalnız bırakanların, oradaki yalnızlıklarını C. Allah kimseye göstermesin, yaşatmasın diyenlere bizim aminlerimizin bile yetersiz kaldığını anlar,
*İnsan fıtrat kanunundan uzak sosyal sistem müntesiplerinin de güç ve kuvvetlerinin kendisine faydasız kaldığını anlar.

*UzUn kulaklı Midas’ın Gordiyon’daki mezarı gibi büyük höyük altında kendisine ölüm ötesi bir mekan yaptırsa da çaresizliğini de anlar,
*Sesten hızlı bir hayat yaşayan ve suni yağmur bulutlarına bile yön veren, dünyayı elinde titreten o insanın, KÜN TÜTÜRABİ (Keşke toprak olaydım) haykırışlarının zebanilerce karşılık bulmadığını anlar.

*Dünyevi hayatta zulmettiği, hak ve hukuksuzluğun iktidarını eline geçiren o insanın varsa toz parçası (ya da kuş tüyü kadar) iyi ameli ya da hayır ve hasenatının da elinden alındığını ve birilerine takas edilerek verildiğini anlar,

*Sıfır çektiğini ve kendisine yazılan artıların bile artık hayal olduğunu ya da iğne deliğinden geçen ışık gibi bir beklentinin var yada yokluğuyla iç içe olduğunu anlar.

*Yemek için yaşayan ya da dümeni bozuk bir gemi gibi sağa-sola yalpalayarak ömrünü tüketen o insan için dua kapılarının kapandığını ve şefaatçilerden mahrum kaldığını anlar,
Değerli dostlar,
Siz, siz olun,
Yaşamak için yiyin, için amma velakin yemek için yaşamayın!..
ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ,
ANLAMAYANA DAVUL ZURNA AZ…
Mehmet Ali Çelik
Küresel Akdeniz ve TİNGADER Türkiye Dergisi İmtiyaz Sahibi
ISPARTA 1176 MİRYOKEFALON ZAFER DERNEĞİ ve TİNGADER (Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği) Gn.Bşk
e. Tarih Öğretmeni
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.